İzmir Demokrasi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem İnce Yenilmez, sürdürülebilirlik vizyonunun gerçekleşmesinde kadınların oynadığı kritik rolü gündeme taşıdı. Yenilmez’e göre, enerjiye erişimden istihdama, karar alma mekanizmalarından şehir planlamalarına kadar her alanda kadınların aktif varlığı olmadan, iklim krizine karşı verilen mücadelede kalıcı başarı elde etmek mümkün değil.
Yeşil Dönüşümün Sessiz Gücü: Kadınlar
Günümüzde akıllı şehirler, karbon salımını azaltmak ve çevre dostu yaşam alanları inşa etmek adına önemli yatırımlar alıyor. Ancak bu dönüşüm teknolojik atılımlarla sınırlı kaldığında, toplumsal eşitsizlikler derinleşmeye devam ediyor. Prof. Dr. İnce Yenilmez’e göre özellikle kadınlar, enerji yoksulluğundan en çok etkilenen grupların başında geliyor. Kadınların yeterince temsil edilmediği bir dönüşüm süreci ise sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor.
Yenilenebilir Enerjide Cinsiyet Uçurumu Alarm Veriyor
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın verilerine göre dünya genelinde bu sektörde çalışan kadın oranı yalnızca %32. Daha da çarpıcısı, teknik pozisyonlarda ve liderlik düzeyinde kadınların temsili çok daha düşük. Türkiye’de ise kadınların STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında eğitime ve kariyere erişimi hâlâ çeşitli yapısal engellerle kısıtlı. Bu da yeşil iş gücündeki cinsiyet dengesizliğini derinleştiriyor.
Akıllı Şehirler Kimin İçin “Akıllı”?
Dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde akıllı altyapılar sayesinde enerji tüketiminde önemli düşüşler sağlanıyor. Ancak bu ilerlemeler toplumun tüm kesimleri için eşit yarar sağlamıyor. Yüksek yatırım maliyetleri, kadınların yenilenebilir enerji sistemlerine geçişini zorlaştırırken; karar alma mekanizmalarındaki temsil eksikliği, bu hizmetlerin eşitlikçi bir biçimde sunulmasını engelliyor.
Avrupa’daki bazı ülkeler kadın odaklı enerji politikaları geliştirirken, Türkiye’nin bu alanda bütüncül ve toplumsal cinsiyet perspektifli bir yol haritasına ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.
Türkiye’nin Geleceği Kadın Odaklı Yeşil Politikalarla Şekillenebilir
Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda enerji dönüşümünü hızlandırması gerekiyor. Ancak bu süreç, kadınları merkeze alan sosyal politikalarla desteklenmediği sürece hem çevresel hem de toplumsal kazanımlar eksik kalacaktır. Kadınlara yönelik teknik eğitim programları, finansal destek mekanizmaları ve cinsiyet eşitliği temelli kentsel planlamalar, yeşil dönüşümün kapsayıcı olmasını sağlayabilir.
Prof. Dr. İnce Yenilmez, “Kadınların karar alma süreçlerinde yer alması, güvenli toplu taşıma, esnek çalışma koşulları ve enerjiye erişimi kolaylaştıran projeler, sürdürülebilirliğe sadece çevresel değil, toplumsal bir derinlik kazandıracaktır” diyor.
Teknoloji Yeterli Değil: Sosyal Adalet Olmadan Gelecek Kurulamaz
Akıllı şehirlerin başarısı yalnızca yapay zeka, sensör sistemleri veya yeşil ulaşım projeleriyle ölçülemez. Şehir planlaması; adalet, eşitlik ve toplumsal kapsayıcılık ilkeleriyle yönetilmediğinde, teknoloji sadece bir vitrin haline gelir. Bu nedenle, kamu-özel sektör iş birlikleriyle geliştirilecek hedef odaklı projeler, kadınların dönüşümün aktif aktörleri olmasına zemin hazırlamalıdır.
Kadınlar Olmadan Dönüşüm Eksik Kalır
Toplumsal eşitlik, enerjiye erişimde adalet, sektörde kadın istihdamının artırılması ve liderlik pozisyonlarında temsiliyet olmadan, akıllı şehirler sadece bir hayalden ibaret kalır. Türkiye, kadınların güçlendirildiği enerji ve şehir politikalarıyla hem çevre hem de toplum açısından daha dirençli bir yapıya kavuşabilir.