Çanakkale’de eşi Tuğba Y.’nin beşinci kattaki evlerinden düşerek ölmesi sonucu cinayet şüphesi ile tutuklanan ÇOMÜ öğretim görevlisi Profesör Doktor Alptekin Y.’nin ifadesi ortaya çıktı.
Eşi ile 2006 yılında bir kazı sırasında tanıştığını söyleyen Alptekin Y., ” Ben Arkeoloğum, eşim ise Restoratördür. Eşim ile 2008 yılında evlendik. Eşim epilepsi hastasıydı ve zaman zaman epilepsi nöbetleri geçirirdi. 2023 yılının Ağustos ayına kadar sorunsuz bir evliliğimiz vardı ancak daha sonra Tuğba çok değişti. Zaman zaman kıskançlık krizlerine giriyordu. Kimi zaman benim onu öğrencilerimle, kimi zaman da öğretim görevlileriyle aldattığımı düşünüyordu. 2023 yılının Ekim ayında birlikte doktora ve aile terapistlerine başvurduk. İkimizde doktorların tavsiyesiyle ilaç kullanmaya başladık. Tuğba ilaçlarını kullandığında sakinleşmeye başlamıştı” dedi.
“ARABADAN ATLADI”
Eşi Tuğba Y.’nin doktor tarafından verilen ilaçları kestiğinde saldırganlaştığını ve kıskançlık krizlerine devam ettiğini ileri süren Alptekin Y. “2023 yılı Aralık ayında İzmir otoyolunda seyir halinde ilerlerken tartışmaya başladık. Yine öğrencilerimle ilgili kıskançlık krizine girmişti. Arabanın kapısını açtı ve atlayacağını söyledi. Ben 70 km/h olan hızımı 30 km/h’a düşürdüm. O sırada dışarıya atladı. Dizleri yaralandı. Araca bindi yolumuza devam ettik. Kavgalar şiddete döndüğü için boşanmayı teklif ettim ama bir türlü yanaşmadı” dedi.
“KENDİSİNE GELMESİ İÇİN TOKAT ATTIM”
Olay günü eşinin düzenleyeceği mevlit için 20:30 sıralarında komşusuna çıktığını söyleyen Alptekin Y., ” 22:30 gibi eve döndü. Mutfakta şerbet kaynatmaya başladı. Ben o sırada maç izliyordum. 24.00 gibi yatmak için yatak odasına geçtik. Yatmadan maç yada yemek videoları seyrettiğim için yine bana kızmaya başladı. “Sen benimle ilgilenmiyorsun” dedi. Tartışma dozu arttı. Tuğba kilolu bir kadındır. Kollarımdan tuttu. Gücüm zaman zaman ona yetmez. Kollarımı çizmeye başladı. Ben onu ittim. O sırada oğlumun demir barfiks sopasını alıp üzerime yürüdü. Kendisine gelmesi için bir tane tokat attım. Sakinleşmek için banyoya girdim. Arkamdan geleceğini biliyordum. Şakalaşmak için yüzüne su attım. Ama o daha da sinirlendi. Banyodan çıktı. Aklım onda kaldığı için ben de duş alıp çıktım. Yatak odasında ve koridorda olmayınca balkonda olacağını düşünerek terasa çıktım. Terasta olduğunu fark ettim ancak ani bir reaksiyona sebep olmamak için “Tuğba orda mısın” dedim. Yanıma doğru geldi, sonra tekrar geri döndü. “Kendimi atacağım” dedi. Ben de ona “yapmayacaksın” dedim.
“Yapacağım” dedi ve trabzanlara çıktı. Bunu görünce hemen yanına gittim. Yanına yaklaşınca ayaklarının balkondan sallanır halde olduğunu fark ettim. O sırada ayağının kaymış olabileceğini düşündüm. Çünkü niyeti atlamak olsaydı trabzanlara tutulu olarak beni beklemezdi. Ayağını atmasını istedim, kilolu olduğu için yapamadı. “Aytekin beni çek” dedi. Tişörtünden çekmeyi denedim ama kaydı çekemedim. “Beni dişlerinle çek” dedi. Denedim ama yapamadım. Bunun saçma bir fikir olduğunu söyledim. “Ellerim kayıyor içeriden bez getir” dedi. Ben de “Tuğba seni tutuyorum içeri gidemem” dedim. Elleri ellerimden giderek kaymaya başladı. Birkaç saniye tuttum ancak çekemedim. Sonrasında benim de gücüm tükendi, ellerimin arasından kayarak aşağıya motosikletin üzerine düştü. Kesinlikle intihar edeceğini düşünmüyordum” dedi.
“İZLER BANA AİT”
Yatak odasında bulunan çok sayıda kan izlerinin kendisine ait olabileceğini söyleyen Alptekin Y. ” Eşimin üzerindeki kan izleri muhtemelen bana aittir. Odadaki kanlı peçetelerde benim kolumdaki çiziklerden kaynaklıdır.” Dedi. Cinayet şüphesiyle Adliye’ye sevk edilen Alptekin Y. çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilirken, genç yaşta talihsiz bir şekilde hayatını kaybeden Tuğba Y., TOKİ 960 Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları içerisinde toprağa verildi.
-Sabah Gazetesi